S

A

B

A

H

 

 K A H V E S İ

Bir acı kahvenin kırkyıl hatırı vardır. Dostluklar paylaştıkça kıymetlenir.

 

Ana Sayfa ] Ust Sayfa ] [ Emrah'in babalik davasi ] Kadir - Buket Taciz Olayi ] Banu Alkan ] Temiz Aile Kizi Araniyor ]

   
   

BABALIK DAVASI

Emrah mı kullanıldı, Ebru mu?

Seda Kaya Güler

 

  Babalık davası hassas bir konu. Erkek aleyhine açılmasına karşın kadınlar açısından daha da sevimsiz. Evlilik dışı ilişkiye girdiğini, daha baştan suçlu olduğunu kabullenmek demek. Suçlu kim bu durumlarda? Kadın mı, erkek mi? Ya Emrah olayında?
 

Neden bu inat? Niye bu reddediş? Deliller bu kadar ortadayken, çocuğun kaşı, gözü burnu bu kadar benzerken, Adli Tıp Raporu yüzde 99.99 baba olabileceğini söylerken bu adam niye hala direniyor? Canlı yayınlara çıkıp Hiçbir şey hatırlamıyorum diyor. Gerçekten hatırlamıyor mu? Hatırlanmaz mı? 

Baştan söyleyeyim Emrah’la görüşmeye, çoğunluk gibi ben de onun küçük Tayfun’un babası olduğunu düşünerek gidiyorum. Ama bu onu SUÇLADIM anlamına gelmiyor. Bana göre gençliğinin acemiliğinin, saflığının kurbanı Emrah. Genç yaşta şöhret olmuş yakışıklı bir erkek. Etrafında ona hayran, dokunmak sarılmak, hatta sevişmek için çıldıran bir sürü genç kız var. Günlük gecelik ilişkiler yaşamaması imkansız. Bu bir gecelik ilişkilerinden birinde de baba oluvermiş işte…

 

Suçlu sayılabilir; önlemini alabilirdi çünkü. Zaten cinsel ilişkide erkeğin korunmayı kadına bırakması hem bencillik hem düşüncesizlik hem haksızlık hem de işte böyle riskli.

Onunla ilişkisi olduğunu söyleyen Ebru Çolak daha inandırıcı geliyor bana. Ama bu, Ebru’nun HAKLI olduğunu göstermediği gibi Ebru’yu savunduğum anlamına da gelmiyor. Sadece bir kadının kendinden emin olmadıkça böyle bir dava açmayacağını düşünüyorum.

Sonuçta bilerek isteyerek girdiği bir ilişki Ebru Çolak’ın yaşadığı, anlattığına göre. Mutlu olduğu, o geceyi unutamadığı kesin. Bu yüzden onu kimse suçlayamaz. Ama bir anlamda o da suçlu sayılır. Çünkü o da önlem alabilirdi. Eğer çocuk sahibi olmak istemiyorduysa, doğum kontrol yöntemlerinden birini uygulayabilirdi, karşısındakine söyleyebilrdi. Hamile olduğunu öğrendiği zaman baba adayına durumu anlatabilir ve evlilik dışı bir çocuk doğurmak istemiyorsa kurtaj olabilirdi. Tabii eğer istemiyorduysa…

   

RÖPORTAJ

 

İşte bu duygularla Emrah’a gidiyorum. 

- Çoğunluk baba olduğunu düşünüyor, sen inkar ediyorsun. Ne hissediyorsun? 

- Katıldığım televizyon programlarında duygularımı anlatmaya çalıştım. Anlatmaya çalıştım diyorum, ben her yerde rahatlıkla şarkı söyleyebilirim ama kendimi anlatamıyorum. Anlatabildiğim kadarıyla anlatmaya çalışıyorum. Neyse ki gelen fakslar e-mailler anlaşıldığımı gösteriyor. 

- Ne diyorlar? 

- Sizin görmenizi isterim. Kendiniz okuyun.  (Daha sonra bir tanesini okuyorum. Emrah’ ın genç hayranları onun üzülmesini istemiyor ve senin yanındayız diyorlar.) Herkes bir yerden bakıyor, oradan anlamaya çalışıyor. Geçenlerde Ebru Gündeş’in programına katıldım. Orada "Allah insana önce sağlık versin. En önemli şeylerden birisi sağlık. Hayat Allah’ ın insanlara bir lütfudur, hayatın içinde olmak, hayatı  yaşayabilmek. Aldığımız sancısız ve ağırısız bir nefes, en büyük mükafat." Dedi. Gerçekten çok doğ ru. 

- Sancılı mı nefes alı yorsun? 

- Hay ı r. 29 yaşındayı m. 20 senedir bu camianın içindeyim. Çok önemli başarılara imza attı m. Konserler verdim, diziler yaptı m, kasetler çıkardı m. Milyonlarca sattı m, hala da satmaya devam ediyor. Hiçbir zaman hayatta böyle bir şey yaşayacağım aklıma gelmezdi. Ne düşünebilirdim, ne hayal edebilirdim. 

- Böyle bir ilişkiyi yaşamadığını söylüyorsun sürekli. Bu durumda insanın aklına iki şey geliyor; ya çok kadınla birliktesindir, her gece biriyle olduğun için hatırlamazsın ya da sarhoş olmalısındı r. 

- Ben içki içmem. Çok kadınla birlikte de değilim. Yine de insanın her anını n, her saniyesini hatırlaması mümkün değil. Hatırlamış olsam hatırladığımı söylerim. Ama kimse beni anlamak istemiyor. "Nasıl hatırlamazsın?"diyorlar. 

- Ünlü birisin. Hayranların var etrafta. Dokunmak, sarılmak istiyorlar. Yatmak isteyenler de var araları nda. 

- Ama ben bu konularda çok dikkatliyim. Özel hayatıma çok dikkat eden biriyim. Benim çok düzgün bir yaşamım var. İnanın buna, hafazamda ve beynimde böyle bir ilişki yok. Bu yüzden nasıl olduğunu ve ne düşünüldüğünü ne yapılmaya çalışıldığını hakikaten bilmiyorum. Olsa gerçekten söylerim. Bütün ictenliğimle çıkıp konuşmayla çalışoyorum. 19-20 yaşı ndayken, henüz çok gençken, bu işlere yeni başlarken bir hanımefendi çıkıyor karşıma bir çocukla. 

- Hamileyken haberiniz olmadı mı ? Sizi aramadı mı ? 

- Hayı r. İlk karşılaşmam ve duymam, yaşlı bir hanım bilmiyorum kim, akrabası olabilir elinde bir çocuk kundakta ve bu hanımefendi. Merhaba, merhaba. Beni tanıdınız mı ? Hayı r! Hatırladınız mı ? Hayı r. Ama bu çocuk sizin? Nasıl yani! İnsan ne diyeceğini bilemiyor. Ve bana iki şey söylendi; "Ya nüfusunuza alırsınız ya da mahkemeye veririz. O zaman mahkemeye verin dedim. Siz bir bayansını z, belli bir hayat görüşünüz var. Benim yerime koyun kendinizi. Karşınıza böyle biri çıksa ne yaparsını z? 

- Şok olurum elbette. Ama olmaz bir olay değil. Erkek açısından bakınca olabilir. Bir gecelik bir ilişkiden çocuk sahibi olunabilir ve bundan yıllar sonra haberdar olunabilir. 

- Benim burada kafama takılan başka bir şey var ama kullanmak ve kullanılmak. şüphe. Sebep. şöhret. Emrah. Para. Anlatabildim mi? 

- Ünlü olmanın bedeli bu. İlk kez senin başına gelmiyor. Selçuk Ural, Nejat Uygur, Ferdi Tayfur, Erol Büyükbur煠

- Ben artık ünlü insanların da konuşmasını istiyorum. Ünlü olmak hata mı ? Yazılanlara bakıyorum, Emrah bugüne kadar konuşmuyor. Ne yapmak istiyor deniyor. Emrah ne yapmak istiyor biliyor musunuz? Emrah neden kullanıldığını soruyor. Ünlü olduğum için ben kullanılıyorum. Neden benim param var diye bunlar başıma geliyor? Bir insanın benden bir şeyler koparmaya çalıştığını siz neden düşünmüyorsunuz? 

- Düşünelim. Ama çocuk da sana çok benziyor? 

- Bir kadın düşünün. Mahkeme mahkeme dolaştırıyor çocuğu. Beni annem büyüttü, küçük yaşta babasız kaldı m. Benim öyle bir annem vardı ki. Annenin vasfı , annenin düşünceleri çok önemli. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Hissetmediğim halde nasıl hissettiğimi söylerim. 

- Bir yakınlı k, bir sevgi duymuyor musun? 

- Duymuyorum. Lösemili çocukları nasıl seviyorsam öyle seviyorum. 

- Çocuk senin olabilir. Ama bunu planlayarak yaptığı için tepki duyuyorsun. 

- Tersi mümkün mü zaten? Yalan söylemenin bir anlamı yok ki? Beni insanlar sevsin diye, bana iyi gözle baksınlar diye yalan söyleyemem. Yüreğimdeki duyguları anlatıyorum. Tanımadığım bir çocuğu nasıl seviyorsam öyle seviyorum. Bana kimse bir şey sormamış ki bu çocuk doğarken. 

- "Benim olabilir mi?" diye bir düşünce geçiyor mu kafandan? 

- Benim kendime güvenim var. Yüreğimden vicdanımdan bu kadar emin olmasaydım bu dava bu kadar devam etmezdi. Yazmanızı istediğim bir şey var. Ortada bir çocuk var. O çocuğun durumunu düşünebiliyor musunuz? Hiç tanımadığım çocuklara yardım ettim ben. Davanın sonucu ne olursa olsun yardım edeceğim. 

- Sadece para istemiyorlar. Hatta para değil, nüfus kağıdı istediklerini söylüyorlar. 

- Bilemiyorum. 

- Yardımdan kastın ne? Masraflarını karşılamak,  eğitimini sürdürmek mi? 

- Mahkeme bittikten sonra göreceksiniz. Bunu yargı kararını verdikten sonra söyleyebilirim. Onu benim vicdanıma bırakacaksını z. Emrah mahkemeden önce ne demişti, Şimdi ne yapıyor göreceksiniz. Burada biraz da olayın başka boyutuna bakmanızı rica ediyorum. Hakikatan burada mağdur olan bir Emrah bir de Tayfun var. 

- Nüfusuna alacak mısı n? 

- O da vicdanıma kalmış.

- Sevimli buluyor musun çocuğ u? 

- Mahkemelerde karşılaştı k,  bakmadım hiç. 

- Gazete ve televizyonlarda görüyorsun ama 

- Ya dünyadan haberi yok çocuğ un. Bilmiyorum.. 

- Baba olmaya hazır mısı n? 

- Çok yoğun çalışıyorum. Kaset, müzik, konser. Aile kurup ona zaman ayıracak  vaktim olmadığını düşünüyorum. Aile çok önemli. Onu yaşatmak için zaman ayırmak gerekir. Ama ben çocukları acaip seviyorum.

   

RÖPORTAJ SONRASI

 

Zor bir durum gerçekten. Sizi bilmem ama ben Emrah’a inandım. Samimi buldum onu. Umudu, mahkemenin başka bir davayı emsal alarak baba olamayacağına karar vermesi. Bu durumda da vicdanı girecek devreye. Sonuçta mahkeme ne karar verirse versin Emrah bu çocuğu nüfusuna alacak gibi geldi bana.

Babalık davası hassas bir konu. Neresinden bararsanız bakın zor bir durum. Erkek aleyhine açılan bir dava olmasına karşın kadın açısından daha da sevimsiz. Evlilik dışı ilişkiye girdiğini kabullenmek demek. Bu daha baştan suçlamayı göze almak demek. Erkek babalığı reddettiğine göre inkar için her yolu başvuracaktır. En geçerli yol ise annenin iffetsizliğini, bir çok erkekle ilişki kurduğunuıddia etmektir.
İşte bu yüzden eğer geçerli bir kanıtı yoksa kendinden emin değilse böyle bir davaya açmaya kalkışmaz bir kadın

Bu demek değil ki babalık davası açan her kadın haklıdır. Evlilik dışı bir çocuk doğurmayı göze alamadığı gibi hamile kalmayı palanlamış da olabilir. Amacı erkeği elde etmektir belki. Bunun bir yolu da hamile kalıp evliliğe zorlamaktır. Baştan böyle planlamasa bile sonradan bu amaç doğrultusunda çocuk sahibi olabilir.

Sonuçta ortada bir çocuk var. Bütün bu olan bitenden habersiz dünyaya gelmeyi kendisinin karar vermediği bir çocuk. Ve yasalar onu korumak adına bu davanın açılmasını gerekli görüyor. Babasının kimliği, çocuğun nesebini belirlemek adına…

Yine de işin içinden çokmak zor. Plansız, programsız art niyetsiz bir ilişki düşünelim. Kadın ve erkek isteyerek birlikte oluyor. Eğer bu ilişki sonrası kadın hamile kalırsa kim suçlu? Veya bu bebekten kim sorumlu? Tamam kadın önlemini almalı da neden bunu yalnızca kadından bekliyoruz? Niye erkekler ilişkinin faturasını ödemeye yanaşmıyorlar. Bir de bu açıdan baksak konuya. Belki o zaman istenmeyen çocukların dünyaya gelmesini de engellemiş oluruz.

 

BABALIK DAVASI ANKETİ
Kim Kullanildi sizce ?

Emrah
Ebru Çolak
Fikrim Yok



Sonuçlar
  Seda Güler bunları söylüyor. Şimdi söz sizde; Siz ne düşünüyorsunuz ?