S

A

B

A

H

 

 K A H V E S İ

Bir acı kahvenin kırkyıl hatırı vardır. Dostluklar paylaştıkça kıymetlenir.

Ana Sayfa ] Ust Sayfa ] Kirik Kanatlar ] [ Zamanlarim ] Sanal mi sevdigim ] Kalinacak yer ]

BİR ZAMANLARIM BİR ZAMANLARIMDA KALDI

Pinhan.

 

"Seni duyuyorum, ama korkuyorum, düşmek istemiyorum"
   (İlk yazıya gelen bir mail'den)

Bir zamanlarım bir zamanlarımda kaldı.
Bir zamanlar yazdığım bir şiirde;

Bir garip ÇIĞLIK'tı benim ki
Duyan anlamadı
Anlayabilecek olan tınmadı
Garip ÇIĞLIĞIM benim
Sesini çıkarmadı...

demişim.

Hani bilir misiniz, görünmez olmak, yok olmak, tüm varlığını
tüm varlıklardan çekmek ister bazen insan. Kimbilir, belki
yaşadıklarındaki acının sesini karşı dağa duyuramamaktan
yorgun düşünce.. saklanmakla, yitip gitmekle ses çıkarabileceğini
sanmanın işkencesini aslında kendisine yaşattığı anlar vardır
bazen insanın. Ne acı, çığlıklarının garipliğini farkettiğinde onu susturmuştur.

İşte öyle bir andı.
Sesime ağlıyordum.
Acınıyordum.

Yükümü yüklenmiş bir dağ yoluna çıkmıştım, zirveden
kendimi bırakacaktım ufuklarıma, umudum sonsuzdu.
Ayaklarım hedefe yaklaşmanın o kulak ardı edilen acısıyla
sızlarken "O"nu gördüm.
Adam.
Gözlerinden kan akıyordu.
Zirveden bana akan ışık, geldi onun kirpiklerinde durdu. Durdum.
Öylece ona baktım, sadece kirpiklerini gördüm, üzerinde benim
ışığım olan kirpiklerini ve gözleri kanıyordu.
Hiç konuşmadı, konuşmadık.
Önünde bir çocuk cesedi vardı, çocuğa bakamadım, gözlerim adamın
gözlerinde kalakaldım.
O bir umut yolcusuydu, zirveye beş kala bitmişti, aynı yerde
bende bittim. Çöktüm yanına.
Biz ikimiz ayni zirveye doğru yol alan iki yolcuyduk, farkında
olmadan onun gittiği patikadan onu takip etmiş olmalıydım,
yolumun bir yerinde onun kaderi beni durdurmuştu.Tüm umudum
yolumun onunla kesiştiği yerde öldü, anlam yitti, uçmak özlemi
aldı başını gitti. Ardımda bıraktığım, önümde beni bekleyen ne
varsa hiçbirisi aklıma gelmiyordu, sadece onun gözlerine bakıyordum.
Biliyordum, görüyordum, okuyordum tüm yarımlarını, acıyordu.
Eksik ve yarımlara lanet ettim, ellerimi zirveye doğru açarak
bağırdım, uçmak istemiyoruuuuuuuuuuuuummmmm.
Bulutlar dondu, kuşlar kanat çırpmadı, dağ duymadı, sesim sustu.
O sırada gözüm çocuğa ilişti, çocuk bendim.

İşte öyle bir andı.
Diz çöktüm sessizce sesime ağladım.
Acınıyordum.

Böyle sürmeli miydi?

 

 

 

Yazmak İsterseniz info@sabahkahvesi.com