S

A

B

A

H

 

 K A H V E S İ

Bir acı kahvenin kırkyıl hatırı vardır. Dostluklar paylaştıkça kıymetlenir.

Ana Sayfa ] Ust Sayfa ] Biz Kadinlar ] Erkekim Benim ] [ Ah Bu Yaramaz ] Komsu Komsu Huuu ]

 
  Bu şaka Ayşen Yılmaz tarafından gönderilmiştir.                                   12/3/2000
 

İlkokul birinci sınıfa giden biricik kızım Serra derslerinde çok başarılı bir çocuk. Ama bir gün aldığı düşük bir not beni de babasını da bir hayli üzdü. Bu üzüntümüzü ona söyleyip de biraz daha gayret göstermesini, notlarının düşmesinin iyi olmayacağını anlattığımızda verdiği cevapla bizi çok etkiledi. 

''Hayatta inişler de vardır anne!'' diyerek o yaşında bize güzel bir hayat dersi vermişti.

  Bu şaka Belgin Ertürk tarafından gönderilmiştir                                     12/3/2000
* Bir kocanız varsa çocuk doğurmanıza hiç gerek yoktur. Onun büyümesi için uğraşmak daha az zahmetli değildir.
* Bir erkeğe aranızdaki sorunları anlatmaya çalışmak bir duvara ilan-ı aşk etmeye benzer. Bir yıl sonra sizi anladığında iş işten geçmiştir.
* Kadınlar basit şeylerden hoşlanırlar; mesela erkekler.
  Bu ironik şaka Sivas'dan Aysun Seçkin tarafından gönderilmiştir.                 20/3/2000
 

Bir arkadaşım Yıldızeli’nin bir köyünde öğretmenlik yapıyor. Sınıf listesine bakınca  mevcut 40 çocuğun 18’inin  adının  aynı, mesela; Mustafa Kaya olduğunu görmüş. Bunları ayırt etmek için bir yol ararken  anne baba adlarını öğrenip  buna göre çağırmayı akıl etmiş. Çocukların  çoğu ile aralarında şöyle bir diyalog geçince ülkemizdeki kadınların acıklı durumuna gülmek mi ağlamak mı gerektiğini kestirememiş.

- Oğlum babanın adı ne ?

- Memmet

- Annenin adı?

- Garı

- Oğlum annenin adı yok mu?

- Var işte anamın adı Garı . Babam anamı  hep Garı  diye sesler.

Annesinin adını Garı olduğunu düşünen evlatlar, kendi adını bile kaybetmiş zavallı kadınlar..... Ne söylenebilir  ki

  Bu şaka Hayriye Mahmutoğlu tarafından gönderilmiştir                             12/3/2000
 

Eskiden iletişimin şimdiki gibi yoğun yaşanmadığı günlerde yazılmış, yollanmış ve sahibine ulaşmış bir mektubun zarfında yazanları size aktarmak istiyorum. İçeriği önemli değil,mektubun zarfı ve zarfta yazanlar çok hoş. Mektubu yazan çocuk,henüz okuma yazmayı öğrenmiş ve aylardır görmediği amcasına sevgisini anlatttığı mektıbun zarfına şöyle yazmış: 
Sayın Sevgili Amcacığım,
9.Piyade alayı 3.tabur.1. bölük
Söke /Aydın
Neyse ki;askere gelen mektuplar ''Görülmüştür'' diye sahibine veriliyor ve gene neyse ki mektubun sonuna adını yazmayı unutmamış o çocuk... ...da mektup ''Sevgili Amca''ya ulaşmış. 

Ne  söylenebilir  ki

  Bu şaka Ayça Öztürk tarafından gönderilmiştir                             12/3/2000
 

Bu şaka İnternetten gelmiştir. Amerikalı çocuklara aşağıdaki soruları sormuşlar. Aldıkları cevaplar ekte.

KİMİNLE EVLENİLECEĞİNE NASIL KARAR VERİLİR
Seninle aynı şeylerden hoşlanan birisini bulmalısın. Mesela spordan hoşlanıyorsan, o da hoşlanmalı ve sen seyrederken sana yiyecek birşeyler hazırlamalıdır. - Alan, age 10

Büyümeden önce kiminle evleneceğine karar veremezsin. Buna aslında Allah önceden karar vermiştir. Senin onu bulman gerekir. - Kirsten,  10 yaşında

EVLENMEK İÇİN HANGİ YAŞTA OLMAK GEREKİR ?
23 yaşında. Çünkü o yaşa kadar, o kişiyi çok eskiden beri tanıyor olursun. - Camille, 10 yaşında

Evlenmek için hiçbir yaş doğru değildir. Aptallar evlenir. - Freddie, 6 yaşında

YABANCI BİR KİŞİ, İKİ KİŞİNİN EVLİ OLDUĞUNU, NASIL ANLAR ?
Eğer her ikisi de aynı çocuğa bağırıyorsa onlar evlidir.  - Derrick, 8 yaşında
 
İNSANLAR BULUŞTUKLARINDA NE YAPARLAR ?
Buluşmalar eğlencelidir. Bu insanların birbirlerini tanımak için kullanmaları gereken bir fırsattır. Hatta dinlemeye dayanırsan, oğlanlar birşeyler anlatıyor olabilirler. - Lynnette, 8 yaşında

İlk buluşmada, her iki taraf birbirine sadece yalanlar söyler. Bu yalanlar yüzünden de ikinci defa buluşmaya karar verirler. - Martin, 10 yaşında

İLK BULUŞMANIZDA DURUM KÖTÜYE GİDER ve İKİNCİ DEFA BULUŞMAK İSTEMEZSENİZ NE YAPARSINIZ ? Eve gider ve ölü taklidi yaparım. Ertesi gün tüm gazetelerin ölenler kolonunda çıkmaya çalışırdım. - Craig, 9 yaşında

BİRİSİNİ ÖPMEK NE ZAMAN DOĞRUDUR ?
Öptüğünüz kişi zenginse.  - Pam,  7 yaşında

Kanun, 18 der. Öyleyse bu konuyla niye ilgileneyim ?  - Curt, 7 yaşında

Evleneceğin ve çocuk yapacağın kişiyi öpersen, doğru olur. - Howard, 8 yaşında

EVLİ Mİ BEKAR MI OLMAK DOĞRUDUR ?
Kızlar için bekar olmak doğrudur. Erkekler içinse değil. Çünkü birilerinin onların arkasını toplamaları ve temilemeleri gerekir. - Anita, 9 yaşında

BİR EVLİLİĞİN İYİ GİTMESİ İÇİN NE YAPMAK GEREKİR ?
Karının güzel gözükmesi gerekir. - Ricky, 10 yaşında

  Bu şaka Hayriye Mahmutoğlu tarafından gönderilmiştir                             5/3/2000
  Dört yaşındaki Ali her sabah yuvaya gitmekteydi.O gün annesi ile gittiklerinde gözleri genç öğretmeninin gözlerine adeta çakılı kaldı.Öğretmen hanım zaten makyaj yapmayı seven ve sürekli berberden yeni çıkmış gibi dolaşan bir hanımdı. Ama o gün gerçekten çok fazla boyanmıştı.Gözleri şakaklarına kadar parlak ve masmavi, kirpikleri bir ok gibi sivri görünüyordu. Ali'cik onu görünce annesinin arkasına saklandı ve ağlamaya başladı.

---Anneciğim,O bir cadı ! N'luy beni O'na bıyakma!Aynı cadıya benziyoy...
  Bu şaka Hayriye Mahmutoğlu tarafından gönderilmiştir                             5/3/2000
  Biliyorsunuz son aylarda hepimiz depremle yaşamaya, alışmaya çalışıyoruz. Etkilenmemek elimizde
değil. Ama çocuklar her zaman olduğu gibi bu konuda da çocukluklarını gösteriyorlar. Kendilerince depreme alışıp farklı bakış açıları geliştiriyorlar. İşte bir örnek:

Annesinin deprem laflarından bıkan küçük Ece 'nin annesi bir sabah komşusu ile kahve içmektedir.
Derken kapı çalınır. Ece minik ayakları ile koşarak kapıyı açar, gelen komşunun oğludur. Ece annesine seslenir:

''Anneee ARTÇI geldi!''
  Bu şaka Kanada'da yaşayan ve adını yazmayan bir okurumuz tarafından         27/2/2000 gönderilmiştir.                                                                                
 

Eşim iş seyahatlerine çok gider.  Bir iş seyahati dönüşü hava çok kötü ve fırtınalı idi.  Çocuklar korkarak benim yanımda uyuyakaldılar.  Eşim de o gece çocuklardan birinin yatağında uyumak mecburiyetinde kaldı.  Ertesi sabah çocuklara babalarının evde olmadığı zaman anneleri ile uyumalarında bir sakınca olmadığını, ama babalarının geleceği gün kendi yataklarında uyumaları gerektiğini anlattı. 

Ondan sonraki seyahatinde tekrar yağmur yağdı ve gök birbirine girdi. Buna rağmen çocuklar kendi odalarında uyudular ve bu nedenle de kendi kendileri ile iftihar ettiler.  Bu havadisi babalarına vermeyi de dört gözle bekliyorlardı.  Seyahat dönüş saati geç olmayacağı için onları da alıp havaalanına karşılamaya götürdüm. 

Eşim kapıdan çıkar çıkmaz, 5 yaşındaki kızım bağıra bağıra babasına seslendi.

"Baba, baba bu defa sen yokken annem ile kimse yatmadı !!!". 

Havaalanında ne kadar duyan oldu ise dönüp, bir bana bir de eşime baktılar.  Benim kimlerle yattığımı merak ettikleri, yüzlerinden belli oluyordu.

   
  3 yaşındaki Melis çok akıllı ve meraklı bir çocuktu.Dünyaya nasıl geldiğini de bilmek istiyordu. Eğitimli, bilinçli bir kadın olan annesinden leylek masalı yerine; içinde çiçekler, tohumlar, meyvalar olan bir dolu şey öğrenmişti.

Bir gün kalabalık bir toplantıda herkesin her şeyine karışmayı marifet sayan komşu teyze Melis’e kardeş isteyip istemediğini sordu.

Melis masum masum boynunu büktü:

--İstiyorum, istiyorum ama bir türlü tohum bulamıyoruz ki!!!

  Bu şaka Sezgin Dolu tarafından gönderilmiştir                             7/2/2000
 

Dört yaşındaki oğlum, tatilde biz yemek yerken otelin köpeği ile oynuyordu. Köpek çocuklarla oynayan iri bir Kurt Köpeği idi. Bir ara oğlum yanımıza gelip bize

- Anne Roky benim kolumu ısırdı dedi. Biz onun oyun oynadığını bildiğimiz için

- O seninle oynuyor dedik. Çok geçmeden bir köpek cayırtısı duyuldu. Baktık ki köpek kaçıyor. 

Oğluma;

- Enes ne oldu ? dediğimizde. Oğlum ;

- Roky benim kolumu ısırdı. dedi.

- Oğlum iyi de kaçan Roky, dediğimizde.

- ben de onun dötünü ısırdım DEMEZ Mİ ? :-)

  Bu şaka Seda Sayın tarafından gönderilmiştir                             7/2/2000
 

Öğretmen Fen Bilgisi dersinde  bağışıklık konusunu anlatıyordu. Bir ara  dersi dinlemeyen Murat'a sordu;

- Söyle bakalım Murat, AŞI nedir ?

Murat canı sıkkın bir şekilde kalkıp, biraz düşündükten sonra;

- Evcilleştirilmiş mikroptur öğretmenim dedi. :)

   
  Annesi ile misafirliğe giden beş yaşındaki Erdem yemek sırasında bir öksürük krizine yakalanır. Yedikleri de genzine kaçmış olduğu için annesi telaşla oğlunun sırtına küçük yumruklar atarak onu rahatlatmaya çalışmaktadır. Fakat bu minik darbelerden bir fayda göremeyen ve boğulacak gibi olan çocuk son bir gayretle annesine hatırlatır:

-Anneciğim döverken vurduğun gibi vur! Böyle yavaş olmaz, döverken vurduğun gibi vur!!

   
 

4 yaşındaki oğlum, gelip elimi tutup beni çektiğinde sahilde güneşleniyordum. Beni denize doğru götürdü ve orada yatmakta olan ölü bir martıyı sordu.

"Anne ona ne olmuş ?"

"Ölmüş oğlum ve cennete gitmiş" dedim.

Oğlum bir saniye düşündü ve sonra bana döndü;

"Yani Allah onu istemeyip, geriye mi fırlatmış ?"

 

Yazmak İsterseniz info@sabahkahvesi.com