Florida’da
sahilde bir başına dolaşan adam, yerde yarısı kuma gömülmüş
bir şişe farkeder. Şişeyi alıp açtığında içinden
binbir gece masallarından kalma bir cin çıkar ve adama “Ey
yabancı, ben 3 bin yıldır bu şişenin içinde hapistim. Sen
beni serbest bıraktın. Benden bir dilek dile, hemen yerine
getireyim” der. Adam şöyle bir düşünür, hayatında en çok
yapmak istediği şey, Havai adalarına gitmektir ama uçaktan
korkar. Cinden Florida – Havai arasına bir yol yapmasını
ister ki, arabasına atlayıp Havai’ye gidebilsin. Cin hemen
itiraz ederek “istediğini yerine getirmek için okyanusu
doldurmak gerek. Bu hiç de kolay bir iş değil. Üstelik bu doğanın
dengesiyle oynamak anlamına geliyor. Gel sen bu isteğinden
vazgeç, başka bir şey dile” diye ricada bulunur. Adam ne
yapalım o zaman deyip yeniden düşünmeye başlar. Sonunda
cinden kendisine kadınları anlama yeteneği vermesini ister.
Kadınlar nelerden hoşlanırlar, nelere gülerler, nelere ağlarlar,
davranışlarındaki temel mantık nedir gibi soruların
cevaplarını bulmayı umar. Bu isteği duyan cin adamımıza
sorar “sen boşver bu dileği de, Havai’ye yolu dört şeritli
mi istersin, yoksa sekiz şeritli mi?”..
Herkese
Merhaba.
Kadınvizyon’daki
bu ilk yazıma bir fıkrayla başlamak istedim. İki haftada bir
bu köşede sizlerle birlikte olacağız ve kadın milletine
benim gözümden bir bakış atacağız. Konu
ile ilgili yorumlarınızı aşağıdaki forum bölümünde
yazabilirsiniz. Bu haftanın konusu kadınların çelişkileri.
Aslına bakılırsa yukarıdaki fıkra kadınların ruh halini
tam olarak tarif ediyor.
Bana
kalırsa en yanyana gelmeyecek iki kelime kadın
ve mantık.
Nedense en olmadık zamanlarda, en olmadık şeyleri hep kadınlar
yapar. Evet .. belki iş hayatında bazı kadınlar çok mantıklı
davranabiliyor (ki bu kapsama giren bir çok arkadaşım var),
fakat özel hayatlarında mantık kelimesi onların bilmedikleri
bir şey. Buna bir örnek vermek gerekirse; Eski kız arkadaşım
bir gün beni aradı. Ağlıyordu !! Neden diye sorunca benden
önceki erkek arkadaşının trafik kazası geçirdiğini ve
hastanede olduğunu öğrendiğini söyledi. Ağlama sebebini de
şöyle açıkladı: “tanrıya onun ölmesi için çok dua
ettim. Bana telefonla haber veren de senin bedduan tuttu
dedi”. Oysa daha iki gün önce kaza geçiren çocuk hakkında
kendisine çok acı çektirdiğini ve ondan nefret ettiğini söylüyordu.
Gelin şimdi bunda bir mantık bulun. Eğer nefret ediyorsan
niye kaza geçirince suçluluk duyuyorsun ve üzülüyorsun.
Neyse.. kız arkadaşımın kendini suçlu hissetmemesi gerektiğini
Türkiye’deki trafik terörü ile ilgili rakamları vererek açıklamaya
çalıştım ama sonuç tabii ki değişmedi.. Bu sadece bir örnek,
bunun gibi daha bir çok örnek vermek mümkün ama ne yaparsınız
ki yazıları kısa tutmak okunurluğu arttıran bir faktör.
Kadınların
bu mantık dışı hareketlerine maruz kalan erkekler de şaşırıyorlar
doğal olarak. Hoş, erkek o anda yapılması gereken en mantıklı
hareketi yapsa bile kadın yine bir mantık dışılık baş yapıtını
sergileyip erkeği yeniden dumura uğratır. Sonra da erkekler
bizi anlamıyor der. Siz mantık çerçevesinde hareket edin ki,
biz de sizleri anlayabilelim.
İki
hafta sonra kadınların aşırıya kaçan, hatta çılgınlık
seviyesine varan kıskançlıklarını konu alacağız. Sonraki
yazımda görüşmek üzere.