S

A

B

A

H

 

 K A H V E S İ

Bir acı kahvenin kırkyıl hatırı vardır. Dostluklar paylaştıkça kıymetlenir.

Ana Sayfa ] Ust Sayfa ] Trafik ] Kadinlarin Tanrisi ] Mankenler ] [ Ask Din ve Para ] Kadinlari Anlamak ] Teshir ]

 
AŞK, DİN ve PARA

 

 

Bu yazımda kadınlar üzerinde konuşmak yerine daha farklı bir konuya değineceğim, sebebi de sizden ayrı kaldığımız günlerde yaşadığım ilginç bir deneyim. Aslına bakılırsa benim bu deneyimde sadece ufak bir rolüm vardı. Başrol ise üniversiteden bir arkadaşım ve nişanlısı.

Arkadaşım (biz ona Ali diyeceğiz) yüksek lisansını tamamlamış ve askere gitmeden önce de bir kızla nişanlanmıştı. Ali’nin daha önceden bana anlattıklarından, oldukça mutlu bir çift olduklarını biliyordum. Ancak iki hafta önce, arkadaşımın yedek subay olarak yaptığı askerliğinin bitmesine yaklaşık dört ay kala kızın (ona da Zeynep diyelim) annesi nişanı bozmuş. Sebep ise Ali’nin Alevi olması. Oysa bu ilişkinin başlamasında aktif rol oynayan Zeynep’in annesi, Ali’nin dini ile ilgili bilgileri de en başından beri biliyormuş.

Ali’nin nişanlısı Zeynep, gelişen olayları şu şekilde anlatıyor; “Tüm olaylar, babamın ben ve Ali için iyi bir semtte ev almasıyla başladı. Ondan sonra ailemde tüm gözler bana çevrildi. Yakın bir akrabamız da, hiç olmadığı kadar sık bir şekilde bize gelip gitmeye, annem ile konuşmaya başladı. Konuşmaların ana konusu da ben ve nişanlımdı tabiki.   Sonunda bahsettiğim akrabamız annemi bir gün bir hocaya götürmüş, hoca da bir Alevi’ye kız vermenin dinen yasak olduğunu, eğer bunu yaparlarsa günaha gireceklerini ve cehennemde yanacağımızı söylemiş. Bu olaydan sonra annem nişanı bozdu, ben de bir süre evden ayrılıp bir akrabamın yanına yerleştim ama beni bulup eve getirdiler. Ali ile iletişim kurmamam için cep telefonumu elimden aldılar ve evden bir daha kaçmayayım diye banka kartlarıma da el koydular.”

Olayın sonrasında Ali birliğinden izin alıp İstanbul’a geliyor. Zeynep ile iletişimi ise Zeynep’in kuzeni sayesinde sağlıyorlar. Ali, bir gece yine okuldan başka bir arkadaşı olan Murat ile birlikte bana geldi ve konuyu benimle paylaştı. Ali, son bir kaç gün içerisinde nişanlısı Zeynep’in   yıldırım nikahı ile evlenmenin yolları için araştırma yaptığını ve ertesi günü evlenmeye karar verdiklerini söyledi.

Ertesi sabah kız evden işe gidiyorum diye ayrılıp bizimle evlendirme dairesinin önünde buluştu. Hemen başvuru yapıldı ve nikah kıyıldı. Şu anda aileler onları güneyde balayına çıktı diye biliyorlar. Bakalım gelişmeler ne gösterecek.

Ben yeni bir bin yıla girerken insanların hala din ve mezhep ayrılıkları yüzünden sorunlar yaşamasını anlayamıyorum. Hoş, müslümanlığın kutsal kitabı Kur’an’da herhangi bir mezhep ayrımı olmadığından, iki ayrı müslüman mezhep arasında evlilik olmadığı nerede yazıyor, onu da çok merak ediyorum. Ama aslına bakarsanız bu olayda mezhep ayrılığı sorunun sadece vitrindeki yüzü. Asıl sebep maddiyat ve çıkar ilişkisi oarak görünüyor. Eğer Zeynep’in babası, onlar için pahalı bir daire almasaydı, Zeynep aile çevresinde göze batmayacaktı ve hayatları planladıkları şekilde devam edecekti.

Şimdi tüm planları altüst oldu ama tüm karşı çıkmalara ve engelleme çalışmalarına rağmen, evlendiler ve bir sürü zorluk çekmeyi de göze aldılar. Ben onların mutlu olacaklarına inanıyorum. Ama peki ya Zeynep’in ailesi ne yapacak onu çok merak ediyorum.

 

Evet bu hafta genel çerçevemizden biraz saptık ve benim için ilginç bir konuya değindik. Sizin bu konudaki düşüncelerinizi de merak ediyorum. Sizce bu olayda kim haklı ve siz Zeynep olsaydınız ne yapardınız. Eğer düşüncelerinizi forum köşesine yazarsanız sanırım güzel bir tartışma platformu yaratmış oluruz.

İki hafta sonra kadınlar üzerine konuşmaya devam edeceğiz.

Görüşmek üzere

 

 

 

 

Yazmak İsterseniz info@sabahkahvesi.com