Bu
yazımda kadınlar üzerinde konuşmak yerine daha farklı bir
konuya değineceğim, sebebi de sizden ayrı kaldığımız günlerde
yaşadığım ilginç bir deneyim. Aslına bakılırsa benim bu
deneyimde sadece ufak bir rolüm vardı. Başrol ise üniversiteden
bir arkadaşım ve nişanlısı.
Arkadaşım
(biz ona Ali diyeceğiz) yüksek lisansını tamamlamış ve
askere gitmeden önce de bir kızla nişanlanmıştı. Ali’nin
daha önceden bana anlattıklarından, oldukça mutlu bir çift
olduklarını biliyordum. Ancak iki hafta önce, arkadaşımın
yedek subay olarak yaptığı askerliğinin bitmesine yaklaşık
dört ay kala kızın (ona da Zeynep diyelim) annesi nişanı
bozmuş. Sebep ise Ali’nin Alevi olması. Oysa bu ilişkinin
başlamasında aktif rol oynayan Zeynep’in annesi, Ali’nin
dini ile ilgili bilgileri de en başından beri biliyormuş.
Ali’nin
nişanlısı Zeynep, gelişen olayları şu şekilde anlatıyor;
“Tüm olaylar, babamın ben ve Ali için iyi bir semtte ev
almasıyla başladı. Ondan sonra ailemde tüm gözler bana çevrildi.
Yakın bir akrabamız da, hiç olmadığı kadar sık bir şekilde
bize gelip gitmeye, annem ile konuşmaya başladı. Konuşmaların
ana konusu da ben ve nişanlımdı tabiki. Sonunda
bahsettiğim akrabamız annemi bir gün bir hocaya götürmüş,
hoca da bir Alevi’ye kız vermenin dinen yasak olduğunu, eğer
bunu yaparlarsa günaha gireceklerini ve cehennemde yanacağımızı
söylemiş. Bu olaydan sonra annem nişanı bozdu, ben de bir süre
evden ayrılıp bir akrabamın yanına yerleştim ama beni bulup
eve getirdiler. Ali ile iletişim kurmamam için cep telefonumu
elimden aldılar ve evden bir daha kaçmayayım diye banka
kartlarıma da el koydular.”
Olayın
sonrasında Ali birliğinden izin alıp İstanbul’a geliyor.
Zeynep ile iletişimi ise Zeynep’in kuzeni sayesinde sağlıyorlar.
Ali, bir gece yine okuldan başka bir arkadaşı olan Murat ile
birlikte bana geldi ve konuyu benimle paylaştı. Ali, son bir
kaç gün içerisinde nişanlısı Zeynep’in yıldırım
nikahı ile evlenmenin yolları için araştırma yaptığını
ve ertesi günü evlenmeye karar verdiklerini söyledi.
Ertesi
sabah kız evden işe gidiyorum diye ayrılıp bizimle
evlendirme dairesinin önünde buluştu. Hemen başvuru yapıldı
ve nikah kıyıldı. Şu anda aileler onları güneyde balayına
çıktı diye biliyorlar. Bakalım gelişmeler ne gösterecek.
Ben
yeni bir bin yıla girerken insanların hala din ve mezhep ayrılıkları
yüzünden sorunlar yaşamasını anlayamıyorum. Hoş, müslümanlığın
kutsal kitabı Kur’an’da herhangi bir mezhep ayrımı olmadığından,
iki ayrı müslüman mezhep arasında evlilik olmadığı nerede
yazıyor, onu da çok merak ediyorum. Ama aslına bakarsanız bu
olayda mezhep ayrılığı sorunun sadece vitrindeki yüzü. Asıl
sebep maddiyat ve çıkar ilişkisi oarak görünüyor. Eğer
Zeynep’in babası, onlar için pahalı bir daire almasaydı,
Zeynep aile çevresinde göze batmayacaktı ve hayatları
planladıkları şekilde devam edecekti.
Şimdi
tüm planları altüst oldu ama tüm karşı çıkmalara ve
engelleme çalışmalarına rağmen, evlendiler ve bir sürü
zorluk çekmeyi de göze aldılar. Ben onların mutlu olacaklarına
inanıyorum. Ama peki ya Zeynep’in ailesi ne yapacak onu çok
merak ediyorum.