5-6 yaşlarında
küçük bir çocuğum. Annem var,kardeşim var, babam var
hatta dedem ve anneannem bile var. Bereli diz kapaklarımı
ve kabukları asla kurumayan yaralı dirseklerimi açıkta bırakan
kısa etekli kısa kollu bir beyaz organze elbise giyeceğim
yarın sabah gün doğarken.
Bayram sabahları herkes erken
kalkardı evimizde. Dedem, babam sabah bayram namazına
camiye giderler ve onlar geldiğinde kurbanımız kesilirdi.
Dedem dua okurdu kurbanın başında, hepimiz sıraya
dizilir, kurbanın kanından birer damla alnımıza sürülürdü.
Sonra bir koşmaca başlardı,sabah kahvaltı hazırlığıdır
bu. Bir çok şey önceden hazırlanmış ama kurban eti de
kavrulmalı kuşkusuz.
Kalabalık bir aileyiz ve sabah
kahvaltısında hepimiz bir aradayız.Teyzelerim, çocukları,
eşleri ve diğer kentlerden gelen akrabalar birlikte
kahvaltı edeceğiz. Kuzinenin başında ellerimizde birer
parça sıcak ekmek beklemekteyiz kavurmayı. Birbirimizi
ite kaka ,etin suyuna daldırıp sıcacık ekmekleri peşpeşe
yutmaktayız... Anneannem bağırmakta; “sizi
keratalar,tencere devrilecek,çekilin...” Bizim gözümüz
dönmüş açlıktan, kim kaçar ki ?
Kahvaltı başladığında bütün
çocuklarda bir heyecan başlar. Aslında çoktan doymuşuzdur
ama herkes birbirinden daha çok yemelidir. Dedeciğim dua
eder ve yemek başlar. Tek aklımda kalan o sofradan,
sevgili dedeciğimin bizleri seyredişidir. Ben de: onu
izlerim sürekli. “neden bu kadar mutludur” diye düşünürüm.
“Dedeler böyle olur herhalde, keşke ben de dede olsaydım
büyüyünce” derim kendi kendime.
Yemek bittiğinde önemli tören başlayacaktır.
Dedemizin elini öpmek ve bayram harçlıklarımızı almak.
Ben yaşça ortalardayım.Herkes sırayla mendilini alır, sıra
bana geldiğinde dedem; “ gel bakalım şeytan çekici “
der. “Senin harçlığını kazanman gerek...” Anlarım
ne demek istediğini. Tırmanırım pencerenin içine ve bağıra
bağıra bir şiir okurum..( Evimiz bahçe içinde iki katlı.
Alt kat pencereleri kocaman ve orası benim kürsüm). Dedem
mutlu olur ve “al bakalım harçlığını der beni öperken...”
Harçlığımı alırken düşünürüm.neden ben kazanıyorum
da diğerleri öylece alıyor ? Demek ki dedem beni daha çok
seviyor..Mutlu olurum ve daha bir gururla taşırım
mendilimi…
Dedem bana “Şeytan Çekici”
der. Dede, “şeytan çekici ne demek” diye sorduğumda
yanıt vermez , ama bilirim ki güzel şeydir şeytan çekici
olmak.Yıllar geçip biraz büyüdüğümde bir gün dedeme
sormuştum. “Dede neden beni böyle çağırırdın?”.
Şöyle yanıtladı ; “Sende öyle bir şey vardı ki kızım
herkes yaptığında göze batan yaramazlıklar sende güzel
görünürdü. Sen şeytanın yaptıklarını yaparken yüreğinin
melekliğini görürdüm ben” . Ben de o yaşımda buna
benzer bir şeyler algılamış olmalıyım ki her gün yeni
bir yaramazlık üretirdim.
Mahallenin çocukları ile evimizin
bahçesini basardık gece namazı sırasında. Meyveleri
toplar duvar diplerinde gizlice yerdik. Ertesi gün dedem
bir kova su ve süpürgeyi elime verir bahçeyi yıkatırdı
bana. Gık demez yıkardım. Her şeyin bir bedeli olduğunu
sezinlerdim demek o zaman da. Bahçemizde her çeşit meyve
vardı ama asla olgunlaşamazdı. Bir hanımeli
kimseyi dokundurmazdım. En büyük keyfim akşam üstü hanımeli
dolu duvarın dibine gidip her bir yanımı saklayarak
sessizce oturmaktı. Kokuları o küçücük çiçekler
nerelerinde saklardı? Nasıl olurdu da çiçeklerin hepsi
birbirinin aynı gibi olup birbirinden farklıydı ? Bunları
düşünür anlamaya çalışırdım. Anlayamazdım doğal
olarak ama huzur duyardım anlamasam da…Dedem gelirdi
bazen yanıma hiç sesini çıkarmadan bağdaş kurar
otururdu yanımda..Öylece otururduk, ne el ele ne diz dize.
Ama bilirdik ki biz en yakındık o anlarda birbirimize …
Eski bayramlar derken gene nerelere
estin Tunca kız? Yarın bayram ve ben küçük bir çocuğum.
Annem var, kardeşim var, babam var hatta dedem ve anneannem
bile var. Bereli diz kapaklarımı ve kabukları asla
kurumayan yaralı dirseklerimi açıkta bırakan kısa
etekli kısa kollu bir beyaz organze elbise giyeceğim sabah
gün doğarken.
. Ben küçük bir çocuğum.5-6 yaşlarında,
Şeytan Çekici küçücük bir kız.... Babamın kovandan
çıkardığı ballı ve kurban eti kavurmalı kahvaltımı
istiyorum. Eski bayramlarımı istiyorum…
Tunca99
16 mart 2000